Merhaba sevgili okurlar! Bugün sizlere finans dünyasının en yeni trendlerinden biri olan tam otomatik finansal danışmanlıktan bahsedeceğim. Yapay zeka ve büyük veri analitiğiyle güçlendirilen bu sistem, yatırım yapmayı çok daha kolay ve erişilebilir hale getiriyor. Tam Otomatik Finansal Danışmanlık Nedir? Tam otomatik finansal danışmanlık, adından da anlaşılacağı gibi, yatırım kararlarını tamamen otomatik hale getiren bir sistem. Yani, bir insan danışman yerine yapay zeka ile çalışıyorsunuz. İlk adımda, finansal hedeflerinizi ve risk toleransınızı sisteme giriyorsunuz. Ardından yapay zeka, bu bilgilerle sizin için en uygun yatırım planlarını ve stratejilerini öneriyor. Avantajları Neler? Kişiye Özel Tavsiyeler Bu sistemler, sizin finansal durumunuza ve hedeflerinize göre özelleştirilmiş tavsiyeler sunuyor. Yani, herkes için aynı öneriyi vermek yerine, sizin ihtiyaçlarınıza göre hareket ediyor. Herkes İçin Uygun Geleneksel finansal danışmanlık hizmetleri genellikle pahalıdır ...
Bilişim ve teknolojinin günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu günümüzde bilginin kıymetini herhangi bir para birimiyle ölçmek mümkün değil.
Araştırmalara hiç değinmeyeceğim ama şu gerçeği hatırlatmak isterim ki günümüzün çoğunu geçirdiğimiz "akıllı" telefonlarımızla uyuyor, sabah kalktığımızda ilk işimiz yine akıllı telefonumuza bakmak oluyor, asansör beklerken akıllı telefonumuz, otobüste akıllı telefonumuz, birileri bir şey anlatırken akıllı telefonumuz elimizde...

Teknoloji ve internet bağımlılığı sizce hayatımıza zarar vermiyor mu? Paylaştığımız verilerimiz güvende mi? Bu soruyu ilk sorduğum zaman henüz "akıllı" telefonlar piyasada yok, 3G Türkiye'ye gelmemişti bile. Bir kaç yıl içinde, günümüzde yoklukları düşünülemez hale geldi. Kişisel bilgilerimizi ve hemen her türlü verimizi depoladığımız veya paylaştığımız ortamlara hiç dikkat ettiniz mi? Sizce verilerimiz güvenilir ellerde mi?
Bundan çok değil 8-10 sene önce birisi sizden her gün düzenli olarak yaptığınız işleri fotoğraflarla raporlamanızı ve bunun yanında aileniz ve sevdikleriniz ile ilgili gizli saklı ne kadar bilgi ve belge varsa göndermenizi aksi halde sizi "like" etmeyeceğini söylese ne düşünürdünüz?
Gittiğiniz her yerden adım adım sizi takip etmek istediğini, gece gündüz her kafede, bakkalda, tatilde, evde okulda nerde olursanız olsun cep telefonundan rapor vermenizi isteseydi ?
Gizli, mahrem , özel kavramına hiç aldırmadan her fotoğrafınızı çekip göndermenizi isteseydi? Aksi halde "fenomen" olamayacağınızı söyleseydi?
Bence pek çoğumuz tuhaf tuhaf bakardık olan bitene ama günümüzde yukarıda saydığımız pek çok şeyi "bilmeden gönüllü" yapıyoruz.
Facebook'a yüklediğimiz paylaşımlar ile aslında hiç tanımadığımız insanlara bilgilerimizi, ilgilerimizi, ailemizi ve sevdiklerimizi "ticari meta" olarak kullansın diye veriyoruz. Üzerimizden milyonlarca amerikan doları kazanılıyor bize ise "like" veriliyor. Kızılderilere inciler karşılığı verilen renkli boncuklar gibi. Çok şey feda ediyoruz.
Nerdesin canım diyen eşimize somurtuyoruz, nerdesin yavrum diyen annemizi azarlıyoruz ama Foursquare olunca mesele, gittiğimiz her yeri bildiriyoruz.
Eve geldiğinizde konu komşu tüm mahallenin sizin fotoğraf albümlerinizi çıkarıp baktığını görseniz, hiç tanımadığınız tiplerin fotoğraflarınız altına bir şeyler yazıp kayıplara karıştığını veya sizin fotoğraflarınızı çalıp kendi fotoğrafıymış gibi çevredekilere anlattığını görseniz? Galiba çıldırırsınız. Ancak söz konusu instagram olunca durum hiç de öyle değil.
Sosyalleşme adına bilmeden "ticari meta" oluyoruz. Bilgilerimizi ve kişisel her şeyimizin satılmasına birilerinin zengin olmasına vesile oluyoruz. Bütün bunları yaparken yarın bir gün gerekli olur diye parmak izimizi de veriyoruz. iPhone'umuzu açmak için "parmak izi" teknolojisi uydurmasına kanarak.
Tolga Türkölmez
Ağustos-2014
Yorumlar
Yorum Gönder